Antrepoda Devredilen Eşyada Mal Mukabili Ödeme ve KKDF Kesintisi Sorunu

Dış ticarette ödeme şekli, yalnızca taraflar arasındaki bir ticari tercih değil; aynı zamanda kamu alacağı doğuran bir vergisel sonuçtur. Bu gerçeğin en somut örneklerinden biri…

Dış ticarette ödeme şekli, yalnızca taraflar arasındaki bir ticari tercih değil; aynı zamanda kamu alacağı doğuran bir vergisel sonuçtur. Bu gerçeğin en somut örneklerinden biri Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kesintisidir. Uygulamada, özellikle serbest bölge ve antrepo gibi alanlarda el değiştiren eşyanın ithalatında, beyan edilen ödeme şekli ile gerçekte yapılan ödeme arasındaki fark, gümrük idareleri ile mükellefler arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır.

KKDF’nin Hukuki Temeli ve Kesintinin Mantığı
Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu, 12/05/1988 tarihli ve 88/12944 sayılı (mülga) Karar ile kurulmuştur. Fonun kurulma amacı, kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesidir. Anılan Karar’ın 3. maddesi uyarınca, banka ve finansman şirketleri dışındaki Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları kredilerde %6 oranında kesinti uygulanmaktadır. Kesinti, temelde bir “vadeli ödeme”nin ekonomiye getirdiği ek yükü dengelemeye yönelik bir düzenlemedir. Nitekim 4684 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi, bu kesintilerin vergi kanunlarındaki tahakkuk ve tahsilat hükümlerine göre takip edileceğini ve 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını hükme bağlamıştır.

Ödemenin Zamanlaması Neden Belirleyicidir?
Buradaki can alıcı nokta, ödemenin gümrük yükümlülüğünün başladığı andan önce mi, sonra mı yapıldığıdır. Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2017/20 sayılı Genelgesi, bedelin ithalden önce ödendiği “peşin”, “akreditifli” ve “vesaik mukabili” ödeme şekilleriyle yapılan ithalatları KKDF kesintisine tabi tutmamıştır. İlgili düzenlemelerden de görüleceği üzere ödemenin KKDF kesintisine tabi olmaması için : eşya bedelinin, gümrük beyannamesinin tescil tarihinden önce veya tescil tarihinde ihracatçının yurt dışı hesabına transfer edildiğinin Döviz Satım Belgesi, Türk Parası Transfer Belgesi veya banka yazısıyla tevsik edilmesi gerekir.Fakat ilgili genelgede antrepo özelinde ayrıca ayrıntılandırılmıştır. Genelge’nin “Özellikli Durumlar” bölümüne göre, antrepoda veya geçici depolama yerinde satış yoluyla devredilen KKDF’ye tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi sırasında, devralanın devredene yaptığı ödeme beyannamenin tescil tarihinden önce ise “peşin” transfere ilişkin Belge ID beyannamede beyan edilir. Devredenin yurt dışına transferi ise antrepo beyannamesinin tescili ile serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili arasında gerçekleşirse, ödeme belgesinin beyanname ekinde veya muayene bitmeden gümrük idaresine sunulması yeterlidir.

Örnek Uyuşmazlık ve Değerlendirme
Uygulamada karşılaşılan tipik bir uyuşmazlıkta, eşyanın tamamı bir firmadan antrepoda devir alınarak serbest dolaşıma sokulmuş; devreden firma, eşya bedelini beyanname tescillerinden önce yurt dışındaki göndericiye ödemiş ve serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin ilgili hanelerinde yurt dışı ödeme (Transfer) ID’lerine yer verilmiştir. Bu tabloda ortada kesintiye tabi bir vadeli ödeme bulunmadığı hâlde, yalnızca beyanda “mal mukabili” ibaresinin yer almasından hareketle KKDF tahakkuk ettirilmesi hukuka aykırı bir durumdur.

Sonuç
Özü itibarıyla KKDF kesintisi, ödemenin gerçekte yapıldığı ana ve zamanlamasına bağlıdır; beyanda yazılı ödeme şekli ise tek başına belirleyici değildir. Ödemenin tescil tarihinden önce gerçekleştiğinin belgelenmesi hâlinde kesintiden söz edilemez. Bu husus, hem mükellefin gereksiz kamu alacağı yükünden korunması hem de gümrük işlemlerinde belgeye dayalı tevsikin önemi bakımından dikkate değerdir.

Randevu

Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

Kısa bir form doldurmanız yeterli; en geç bir iş günü içinde size dönüş yapıyoruz.